SERGİLER
David Hammons | Phat Free

David Hammons | Phat Free

Phat Free (1995/1999)
Video, 5’ 5’’, renkli, sesli 

Collection S.M.A.K. Stedelijk Museum voor Actuele Kunst, Gent, Belçika’dan ödünç alınmıştır.

Sergi koordinasyonu: Yazın Öztürk

“Pabuçlarımı aşındırana dek yürüdüm de yürüdüm
Yürüyemeyecek hâle geldiğimde, oracıktaydı hüzün”
— Ma Rainey

Ariel Afro-Amerikalı sanatçı David Hammons’ın yegâne video eseri Phat Free’yi sunmaktan mutluluk duyar. Eser, sanatçının New York sokaklarında 1995 yılında gerçekleştirdiği performans temel alınarak, 1997 Whitney Bienali’nde sergilenmek üzere kurgulanmış kamera görüntülerinden oluşuyor.
Sanatçı 1960’ların ortalarından itibaren sokak deneyimlerine dayanarak ürettiği eserlerinde çoğunlukla ırk meselelerine, yoksulluğa ve kültürel tektipleştirmelere işaret eder. Phat Free, siyah ekrandan gelen kesintili, yüksek, metalik ses dizisiyle başlar. Daha sonra uzun paltosu ve şapkasıyla Hammons belirir, yarı karanlığın ve grenli dokunun flulaştırdığı görüntüde gecenin bir vakti metal bir kovayı tekmelerken görülmektedir. Hammons’ın tekmeleri dizisel bir motif oluştururken kesintili ses de neredeyse müzikal bir boyuta ulaşır. “Phat” sözcüğünü, 80’lerde Afro-Amerikalı toplumun kullandığı dili cazın doğaçlamaya yatkın mahiyetiyle ve rap’in sokak ağzındaki şiirselliğiyle bir araya getiren Phat Free siyahilerin günümüzdeki kentsel deneyimleri için senfonik bir metafor işlevi görüyor.
Phat Free David Hammons’ın Türkiye’de gösterilen ilk işi.

|

DAVID HAMMONS: Sokakta bir şeyler yapmayı daha çok seviyorum, çünkü sanat gündelik yaşamın yörüngesindeki nesnelerden birine dönüşüyor. İçinden geçip gittiğiniz, diğerlerinden daha üstün olmayan bir şeye. Bana kalırsa sokakta bir şeyler yapmak sanat yapmaktan daha etkili. Çünkü sanatın hâli… şimdilerde sanatın neyle ilgili olduğunu bile bilmiyorum. Bir halta yaramıyor. Malcolm X’in dediği gibi, novokain’e benziyor. Eskiden insanların gözünü açardı, şimdiyse uyutuyor. Bence sanat artık insanları uyutmaya yarıyor. Şehirde, etrafımızda bir şey ifade etmeyen o kadar çok sanat var ki. İşte bu yüzden şimdilerde sanatçılar neyi ne zaman göstereceklerine fazlasıyla dikkat etmeliler. Çünkü insanlar aslında sanata bakmıyor, birbirlerine, birbirlerinin kıyafetlerine ve saç kesimlerine bakıyorlar. Sanat izleyicisi dünyadaki en berbat izleyici. Fazlaca eğitimli, muhafazakâr, anlamak için değil de eleştirmek için orada bulunuyor ve asla keyif almıyor. Neden zamanımı bu insanların gözüne girmek için harcayayım ki?

Kellie Jones, EyeMinded: Living and Writing Contemporary Art (2011), David Hammons ile Söyleşi, Londra: Duke University Press, s. 251.

|

İzleyicisi olmayan ve görülmeyen bir performans neden gerçekleştirilir?
DH: Bilenler kimseye söylemiyor.

Yayımlanmamış sanatçı bildirisi, 1983.
Exit Art Arşivleri, III. Seri, 153. kutu, 15. Dosya.
Fales Kütüphane ve Özel Koleksiyonlar, New York Üniversitesi.

|

DH: Hiçbir yerden geliyor olmak hoşuma gidiyor, bence güzel bir yer orası. Bu sayede bir yerlerden gelen birilerine bakıp nasıl kapana kısılmış olduklarını görebiliyorum.

Glenn Ligon, “Black Light: David Hammons and the Poetics of Emptiness”, Artforum, cilt 43, sayı: 1, Eylül 2004, s. 249.

|

DH: Yaşadıklarımın içinden soyut bir sanat çıkarmaya çalışıyorum, tıpkı Thelonious Monk’un yaptığı gibi.